Aynı esnada Kadıköy Lisesi'nde de Çizgi Festivali olacak.
Etkinliklerle ilgili her şey http://kadfest.kadikoy.bel.tr/cizgisahaf.html adresinde!
"Yaratıcı drama yöntemiyle çalışmayı, müze ve benzeri diğer tüm ortamları eğitim amaçlıANKARA ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ÇOGEM) 3. ULUSAL ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI SEMPOZYUMU
AMAÇ VE KAPSAM
Erken dönemden başlayarak çocukların kitapla kurduğu etkileşim, onların duyu algılarının ve düşüncelerinin gelişmesine katkı sağlayan en etkili süreçlerden biridir. Bu etkileşimin, sanatçılar tarafından kurgulanmış dilsel, görsel ve işitsel uyaranlarla desteklenmesi çocuklara; bilişsel, duyuşsal, toplumsal ve kişilik gelişimi açısından yeni yaşantılar edinme olanakları yaratır.
3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu’nda, okuma kültürü edindirmenin, düşünen-duyarlı birey yetiştirmenin temel birer aracı olarak çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtları birçok değişkeniyle inceleme konusu yapılacaktır.
Sempozyumda bilimsel gelişmeler ışığında, 0-18 ve 18-24 yaşlarındaki çocuk ve gençlere seslenen edebiyatın, ülkemizdeki dünkü ve bugünkü durumunun saptanması, sorunlarının belirlenmesi ve belirlenen sorunlara çözüm önerilerinin oluşturulması amaçlanmaktadır. Öte yandan, çocuk ve gençlik edebiyatının, yazar ve çizerlerin bakış açısıyla değerlendirilmesi; gerçekleştirilecek oturumlarda yazar ve çizerlerimizin çocuk ve gençlik edebiyatı odaklı bakış açılarını, savlarını, yaşantı ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşmaları beklenmektedir.
BİLDİRİ KONULARI
* Okulöncesi dönemden başlayarak çocuğun gelişim sürecinde çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtları
* Çocuk ve gençlik edebiyatında çağdaş yönelimler
* Çocuk ve gençlik edebiyatının sorunları
* Çocuk ve gençlerin okuma kültürü edinme sürecindeki temel sorunlar
* Çocuk ve gençlerin duygu ve düşünce sağlığını olumlu-olumsuz etkileyen yayınlar
* Çocuğun gelişim sürecinde görsel ve işitsel uyaranlar (resim, karikatür, müzik, film vb.)
* Çocuk tiyatrosu, yaratıcı drama
* Çocuk ve gençlik edebiyatı eleştirisi
* Türkçe/Türk dili ve edebiyatı öğretimi ve çocuk/gençlik edebiyatı
* Üniversitelerde, çocuk edebiyatı öğretiminin sorunları
* Çocuk edebiyatında çocuk hakları
* Çocuk edebiyatında kadın hakları
* Çocuk edebiyatında insan hakları
* Çocuk edebiyatında cinsellik
* Çocuk edebiyatında engellilerin/engelliliğin sunuluşu
* Çocuk edebiyatı ve değişen çocukluk imgesi
* Çocuk ve gençlik edebiyatı tarihi
* Çeviri çocuk ve gençlik edebiyatı
* Çocuk kitaplarında denetim sorunları vb.
3. ULUSAL ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI SEMPOZYUMU
1. Bildiriler
Programda yer alacak her bildiriye, sunum için 20, tartışma için 10 dakika olmak üzere toplam 30 dakika ayrılması düşünülmektedir.
2. Açıkoturumlar
Belli bir konunun ayrıntılı biçimde ve kapsamlı olarak tartışılabilmesi için sempozyum programında açıkoturumlar düzenlenebilir. Söz konusu açıkoturumlarda tartışılacak konular, Merkez Danışma Kurulu’nun ve katılımcıların önerileriyle belirlenecektir.
3. Atölye Çalışmaları
3.1. Yazar ve çizerlerle gerçekleştirilecek etkinlikler (Bir kitabın oluşum süreci vb.),
3.2. Yaratıcı Yazma, Yaratıcı Drama, Tiyatro, Müzik, Resim Çalışmaları vb.,
3.3. Çocuk ve gençlik edebiyatı yapıtlarıyla örnek Türkçe/Türk dili ve edebiyatı öğretimi uygulamaları vb.
3.4. Çocuk ve gençlere okuma kültürü kazandırabilmek için yapılacak çalışmalar vb.
3.5.Yazınsal metinleri okuma çalışmaları vb.
NOT: Atölye Çalışmalarına, Merkez Danışma Kurulu’nun ve katılımcıların önerileriyle yeni konular eklenebilir.
SEMPOZYUM TAKVİMİ
11 MART 2011 Bildiri özetinin gönderileceği son tarih
16 NİSAN 2011 Kabul edilen bildirilerin açıklanacağı tarih
05 EYLÜL 2011 Sempozyum programında yer alan bildiri metinlerinin gönderileceği son tarih
05-06-07 EKİM 2011 3.Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu
Kaynak ve Ayrıntılı Bilgi İçin: http://213.232.8.91/TR/Genel/Default.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFF8023BAEAB803944
Katılım ve program için gerekli bilgilere yularıdaki adresten ulaşabilirsiniz. Programa ulaşamayanlar croplatform@gmail.com adresine yazarak isteyebilirler.
Çizgi Roman Derneği'nin düzenlediği atölye temel noktaları gösteriyor, öykü yazdırıyor, o öyküyü çizdiriyor, hevesi olanların bir adım ilerlemesini sağlıyor. Sonrası... Sonrası günü geldiğinde atölyeye katılanların eserlerini okumayı beklemek oluyor.
Yukarıdaki adres yanlıştır: Lütfü Kırdar Spor Salonu/Mecidiyeköy
Tudem Yayınları’nın çizgi roman markası Desen’den, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında, D&R Forum İstanbul ve D&R Suadiye mağazalarında düzenlenecek iki özel çizgi roman atölyesi. Ümit Kireççi ve Necmi Yalçın tarafından gerçekleştirilecek atölyelerde, Desen Yayınları katalogundan, sevilen çizgi roman kahramanları üzerine bireysel ve kolektif çizim çalışmaları düzenlenecek.
Katılımın ücretsiz olduğu ve herhangi bir çizim altyapısının aranmadığı atölyelere tüm çocuklar davetli.
Spirou, Fantasio, Felaket Kral, Yalınayak Gen ve daha pek çok kahraman sizleri D&R Forum İstanbul ve D&R Suadiye mağazalarına davet ediyor.
Doğduk, büyüdük, öldük... Ana Konsept bu: Yaşam
Bebeklik, çocukluk, gençlik yetişkinlik, orta yaş, yaşlılık yan konseptler
Her dönemin kendine has bölümleri vardır... Ana konsepte bağlı en yan konseptler
Konseptler esnekliğe uygun olarak değişir. Ana konsept ise aynıdır: Yaşam.
Bir duruma tepki göstermek... Mesela canımızın yanması - Tema
Bebekken ağlarız - Yan tema
Çocukken duruma göre ağlarız - yan tema
gençken yanlız kalınca - yan
yetişkin hiç kadar - yan
yaşlıyken çokça olabilir - yan
Ana Tema - Can yanması/tepki olarak ağlama
Tiyatro için şöyle bir söz kullanılır (kime ait bilmiyorum): "Tiyatro insanı eşiklerde sınar!"
İşte temamızı etkili kılacak olan da bu "eşik"tir. Önce bir hayat kurmak, konsept yaratmak gerekir. Sonra söyleyecek sözümüzü belirlememiz gerekiyor. Ardından da bu sözleri anlatacak en uygun durumu yaratmak: "çatışma".
"Çatışma" bu durum yaratmanın teknik adıdır. Bahsedilen savaşmak veya karşılıklı ateş etmek değildir
Çatışma, temayı en iyi anlatacak durumun karşıtlıklar üzerinden anlatılmasıdır. Mesela Batman anne ve babası öldürülen bir çocuğun adeta dellenerek dövüş çalışması hikayesidir. Örümcek ise aynı olayı kendi hatası yüzünden yaşar ama dellenmez, son derece mantıklı karar alır. Daredevi'in babası da öldürülür ve Matt okuyarak adam olmayı tercih eder sonra adalet adına iki yönlü savaşır. Nedense ben 1963 yaratımı Örümcek ve Daredevil'in Batman'in kostümsel ve mantıksal iki gerçekçi versiyonu olduğuna inanıyorum o ayrı bir mevzuu
Ana Konsept: Çocuk-gencin kahramanlık serüveni
Eşik - Bir aile ferdinin katli karşısında tepki gösterme
Olay burada düğümleniyor: ÇR kahramanı (veya tiyatro, veya sinema v.s.) ne yapar bu durum karşısında?
Kendini dine verir, allah'a sığınır
Polis/avukat/yargıç olur adalet dağıtır
Arabesk olur hayatını kadere ağlayarak geçirir
v.s.
Yazarın-yaratıcı sanatçının karar vereceği noktaya döndük: Ne söylemek için yazılıyor?
Batman örneği nanılmaz klişe bir western veya ilkel seçimdir. Yaratıcıları onu sıradan bir "gitti vurdu kırdı"cı olarak sunarlar okura.
Stan Lee ise gerçekçidir ve ileteceği mesajı düşünür: Doktor bu ne bunu insan yiyecek!
yani gençler ve çocuklar okuyacak! Okuyan, adam olan kahramanlar yaratır yazar ve onları gerçekçi bir seçim yapmaya zorlar. Bu şekilde yazar dünya görüşünü de gençler üzerindeki hassasiyetini de öyküsünün ana konsepti haline getirir. Uzun süre tüm öyküler bu konsept üzerinden ilerler.
Bu ikisinden hangisi doğru bir yazarlık örneğidir? Her ikisi de. Yazar-yaratıcı sanatçı görüşünü anlatmaktadır ve onun bileceği iştir tarzı. Beğenip beğenmemek ayrı şeylerdir.
Buradan tema ve eşikten sonra keskin bir dönemece giriyoruz: Seçim!
Tüm örneklere bakın göreceksiniz, kahraman seçim yapar!
Superman dünyaya hükmedebilirdi, Batman kendini lükse veren sıradan playboy olarak kalabilirdi, Zagor kılavuz olabilirdi, Mister No amerikaya döner sineksiz yaşayabilirdi, Martin Mystere okulunda ders verirdi poposunun üzerinde oturup...
Kahramanların ilk seçimi konsept gereği hayata karşıdır: Ne yapacak elindekilerle? Daha doğrusu yazar ne yapmasını istemektedir? Neden?
5N1K kuralına burada değinmek gerekiyor gibi. Genel kanı ve yanlışlık bir çok kişinin çr kahramanını olayları yaşayan kişi olarak görmesi oluyor (yaşadığım örneklerden yola çıkarak söylüyorum). Oysa onu birileri yazıyor. Okuduğumuz - izlediğimiz her eser bir sanatçıya aittir ve öyle ya da böyle bizler de bu yola girmeye hazırlanıyoruz azıyla çoğuyla.
5N1K... Gazetecilik terimi. "ne? ne zaman? nerede? nasıl? neden? kim(e)?"... Bunları düşünmeden yazmak mümkün değildir. Ancak bu şimdilik aklımızın bir yerinde kalsın. Buna döneceğiz.
Kahraman neyi seçecek? Neden?
Kafadan sallıyorum...
Konsept - Bencil süper kahraman.
Tema - İnsanlara yardım yanlıştır. Bunu hak etmezler.
Eşik - Küçük bir çocuk ölmek üzeredir.
Seçim - Kahraman yardım etmemeyi uygun bulur.
Öykü - Kahraman uçarken bir çocuğun inşaatın altıncı katına çıktığını görür. Ona yönelirken çocuk düşer ve son anda bir çıkıntıya tutunur. Kahraman çocuğa yaklaşırken gelecekte böyle aptal bir çocuğun kendisine dah çok iş çıkaracak bir aptala dönüşebileceği yönünde karara varıyor ve yönünü değiştirerek onun düşerek ölmesine izin veriyor.
Bunu yazmak benim için çok zordu çünkü "çocuk" dendi mi aklım çıkıyor birine bir şey olacak diye. Ancak alışılmış kalıpların dışındaki bu örnek akılda kalıcı olacaktır diye uydurdum.
Evet, kahraman bir seçim yapmış ve ana konsepte bağlı olarak bencilliğini korumuştur. Temaya da sadıktır. Eşik'te kalmış ve kapıdan içeri adım atmamıştır. Yardım etmemeyi seçmiştir.
Tümü bir "tutarlılık" içerisidedir. Bu kavram karakterin özelliklerine göre de önem kazanmaktadır. Durum karşısında kahraman kendisine biçilen karakter özelliklerine göre davranır. Bu kahraman çok hayırsever olup böyle davransaydı okuyucu beklentisi boşa çıkardı.
Örneğin Merlin dizi filminde Ejderha ona defalarca "Modred"i öldür dedi. O ise hep ona yardım etti. Biliyoruz ki Modred en büyük düşmanı olacaktır. Morgan'ı öldür dedi. Ona da yardım etti. Yaradılış gereği emre körü körüne itaat edecek biri değildir Merlin ve merhametlidir. Başına bela alacak da olsa Merlin kişiliğine ters düşen hareketlerde bulunmaz.
Örümcek asla öldürmez. Wolverine affetmez. The Spectre günahkar buldu mu cehenneme gönderir işkenceyle v.s. Bu temel olarak "tutarlılık"tır. Ancak yan temalara uygun olarak Wolverine insafa gelebilir. The Spectre nedamet getireni allaha havale edebilir. Konseptin zorlandığı, ana temanın değiştiği, yan temaların buna göre farklılaşmasıyla ilginç görüş, bakış açıları, şaşırtmalar, sürprizler veya yeni mesaj iletimi kaygısı sözkonusu olabilir. Bu yazarın seçimidir. Veya editörün veya yayınevinin genel politikasının.
Şu konsepti biraz daha açmak istiyorum... Yazarın hayata baktığı bir duruşu vardır. Hayat felsefesi, dünya görüşü, siyasi düşünceleri v.s. hep bu duruş içindedir. Çoğunlukla yazar bilerek veya bilmeyerek bu görüşünü eserlerine aksettirir. Bu da yaratılan kahramanın konseptine yansır. Karakterini belirler. Eşikler karşısındaki seçimlerini belirler. Öykülerinin temaları hep duruşunu yansıtır. Ancak bu asla "propaganda" kabalığında olmazi olmamalıdır. "Mesajını açıkça söyleyen senaryo-oyun kötüdür" derdi Turgut Özakman hocamız. Kör göze parmak ve bayağılık veya ucuz iştir bu.
Duruş önemlidir. Hayatın neresinde duruyoruz ve kime ulaşmaya çabalıyoruz? Neyi anlatmaya çabalıyoruz? Nasıl anlatmaya çabalıyoruz? Hangi zaman aralığıyla ulaşmayı hedefliyoruz? Karın ağrımız ne, neden anlatmaya çabalıyoruz?
Belki de buradan geçilmesi gereken basamak: Hedef Kitledir!
“Popüler Kültür = Tüketim Döngüsü…mü?”
İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü
1. oturum 10.00-11:45
Yrd. Doç. Nejdet Neydim "Gençlik Edebiyatı ve Popüler Kültür"
Doç. Dr. Mukadder Çakır Aydın (M.Ü. İletişim F.)"Popüler Kültür ve Gösteri"
Nükhet Polat: İtalya’nın ‘Saldırgan’ Pop’u: Aldo Nove’nin Woobinda Öykülerinde Medya Eleştirisi
2. oturum 12:-13:45
Ümit Kireççi "Popüler Dünyanın Tüketim Karşıtı Çizgi Romanları"
Ege Görgün “Türk Sinemasında Çizgi Roman Uyarlamaları"
Reşat Fuat Çalışlar: Entelektüel Dünya ve Pop Müzik
Sayım Çınar: İnternet Dünyasında Röportajcı Olmak
***
Tarih - 27 Aralık 2010
Saat - 10:00- 13:45
Yer – Avrasya Enstitüsü / İÜ Edebiyat Fak. Yanı – Laleli/Beyazıt
Ümit Kireççi'nin manga tarihi, manga ile diğer ekollerin farkları, manga anlatım teknikleri ve öğeleri ile ilgili yaptığı sunumun ardından çizerlerimiz temel bazı çizim örneklerini katılımcılarla adım adım uyguladılar. Tayfun Sezer, hikaye çizimine geçmeden önce temel bazı teknikleri anlatıyor aşağıdaki foroğrafta. Yukarıdaki çizim ise Necmi Yalçın'a ait. Her ikisinde de temel teknikler aynı olmakla birlikte çizer yorumu hemen katılımcıların dikkatini çekti. Bu farklılık da atölyeye ayrı bir lezzet katarak değişik bakış açıları sunmak adına örnek oldu.
Necmi Yalçın ve katılımcılar görünüyor aşağıda. Daha sonraki haberlerimizden birinde tahtadaki çizimleri de paylaşacağımızı belirtir şimdilik veda ederiz böyle. İki gün dört atölyemiz kaldı. Bu yeniliğe bu ay, olmadı daha sonra katılmak için Pera Müzesini arayarak yerinizi ayırtın lütfen.
Fotoğraflar: Üçümüz :)
Haber - Ümit Kireççi