Sevdiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevdiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2013 Pazar

4. Türk Çizgi Roman Okurları Ödülleri 2012 Aday Sunumu Başlıyor

4. Çizgi Roman Okurları Ödülleri 2012

Çizgi roman okurları çizgi romanın “En”lerini belirliyor. Sizin 2012 yılı en favori kahramanınız kim? Sizce en iyi yazar, çizer, yayınevi kimlerdi? Çevirmen, çocuk çizgi romanı, mizah çizgi romanı…? Siz adaylarınızı önerin, daha sonra oylayın, törene gelin ödül töreninde yerinizi alın. 




Bu oylama her sene olduğu gibi iki aşamalı gerçekleşecektir:


1 - Adayların okurlar tarafından önerilmesi
2 – Gelen adayların en çok önerilenlerinin oylamaya sunulması.

Adayların okurlar tarafından önerilmesi 10 Mart 2013 tarihine kadar sürecektir. Adayların tarafımızca tasnif edilme ve oylamaya sunulma tarihi 15 Mart 2013’tir. Oylama 15 Nisan 2013 arasında sona erecektir.
Türk Çizgi Roman Okurlarının sunduğu adaylar, yine onların verdiği oylarla belirlenecek, ödüle layık görülenler plaketlerini Uluslararası İstanbulles Çizgi Roman Festivali’nde gerçekleşecek törende alacaktır.
Aday Sunacak Okur Arkadaşlarımızın Dikkatine:
a - Bu Oylama Sadece 2012 yılı içerisinde basılan çizgi romanları ve emekçilerini kapsamaktadır!
b - Kategorilerimiz sadece ülkemizde basılan çizgi romanları ve sanatçılarını kapsamaktadır.
c - Önereceğiniz adaylar her kategori için üç kişiyle sınırlanmıştır.
d - Her kategoriye aday göstermeniz gerekmemektedir.
e - Gönderdiğiniz adaylar listelenecektir ve farklı okurlardan da önerilmişse aday olarak sunulacaklardır.
f - Onur Ödülü kişiye olduğu kadar kurumlara da verilebilecektir!
g - 2012 Çizgi Roman Okurları Ödülleri'ni okurlarıyla paylaşan tüm blog ve sitelerin duyurusu bu sayfadan yapılacaktır.

h - Aşağıdaki kategorileri okuyun, adaylarınızı belirleyin ve oylanmak üzere bloga yazmamız için cizgiromanodulleri@gmail.com adresine gönderin.
i – Bu Yarışma FRPNet.netGölge e-Dergi ve Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP
tarafından düzenlenmektedir.
j - Bu yarışmada düzenleyen oluşumlar ve üst düzey yöneticileri aday gösterilemez.

Veee İşte:

4. Türk Çizgi Roman Okurları Ödülleri Kategorileri

1 - En İyi Editör 2012
2 - En İyi Yabancı Yazar 2012
3 - En İyi Türk Yazar 2012
4 - En İyi Türk Çizer 2012
5 - En İyi Yabancı Çizer 2012
6 - En İyi Çevirmen 2012
7 - En Favori Karakter 2012
8 - En İyi Comics Dizisi 2012
9 - En İyi Fumetti Dizisi 2012
10 - En İyi Frankofon Dizisi 2012
11 - En İyi Manga 2012
12 - En İyi Grafik Roman (Tek Sayılık Albüm) 2012
13 - En İyi Çr Basan Yayınevimiz 2012
14 - En İyi Okur İlişkisi Kuran Yayınevi 2012
15 - En İyi Kapak 2012
16 - En İyi Mizah Çizgi Romanı 2012
17 - En İyi Çizgi Roman Yayınlayan Mizah Dergisi 2012
18 - En İyi Mizah Çizgi Roman Çizeri 2012 

19 - En İyi Çocuk Çizgi Romanı 2012
20 - En İyi Çocuk Çizgi Romanı Yayınlayan Çocuk Dergisi 2012
21 - En İyi Çizgi Roman Yayınlayan E-Dergi / Fanzin 2012
22 - En İyi Çizgi Roman Araştırmacısı 2012
23 - En İyi Çizgi Roman Araştırma Yazısı (Gazete, Dergi, İnternet) 2012 
24 - En İyi Çizgi Roman Satış Noktası (Sahafiye, Kitabevi) 2012
25 - En İyi Çizgi Roman Haber-İnceleme Site/Blog 2012 
(Aday olarak, online çizgi roman paylaşımı yapmayan site ve bloglar kabul edilecektir)
26 – En İyi Çizgi Roman Sitesi 2012
(Aday olarak, online çizgi roman paylaşımı yapmayan site ve bloglar kabul edilecektir)
27 - En İyi Çizgi Roman Facebook Sayfası 2012
28 - Çizgi Roman Onur Ödülü 2012 

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Galactus Karınca Adam'a karşı...

Marvel evreninin en güçlü tanrısal, gezegen yiyici karakteri Galactus Karınca adam'la kapışırsa ne olur? Aşağıdaki karikatür olur...


Galactus vs Ant-Man


Daha detaylı görmek isteyenlere:

28 Haziran 2011 Salı

"Niye Koleksiyon yapılır ki?"

Geçenlerde izlediğim "Numbers" adlı dizide polisler spor ayakkabısı koleksiyonu yapan, bunun için bir çift ayakkabıya 250 bin dolar ödeyen ve hatta birbirlerini öldürmeye kalkışan koleksiyonerlerin hikayesine dalmıştı. İçlerinden birinin en özel ayakkabısı çalınıyordu v.s. Polislerden biri "İnsan neden ayakkabı koleksiyonu yapar ki?" diye sorunca diğeri "Senin de 35 bin comics'in var..." diye yanıt vermişti. Çok eğlendimdi. Benim ev gibi :O)

9 Mart 2011 Çarşamba

"Kel ölümsüz" :O)

Konu geldi facebook'daki hesabımdan "kellik ve sırma saçlık" üzerine uzun uzun sohbet etmiştik dostlarla. Derken aşağıdaki olayı okudum bir çizgi romandan: Zırhlı Ölümsüz Kel... Bu zat-ı muhterem bu karede görüyor sonra ölüyor. Eğlence için üretilmiş bir tipleme.
(DC Comics, 52, sayı 24, sayfa 14)

20 Şubat 2011 Pazar

Allianoi - Alinoe

Canıım Allianoi'nin suya gömülmemesi için onca uğraş verildi ama karar çıktı ve antik kent suya gömüldü. Biz gömüyoruz el oğlu farkında olmasa da çizgi romanını yapıyor:
İnternet sitesinde "Allianoi'nin küçük bir termal merkezi olduğu sanılmaktadır. Sıcak sudan bu dönemden itibaren yararlanılıyordu. Helenistik Çağ'a ait sadece birkaç arkeolojik ve nümizmatik eser ele geçmiş olmasına rağmen Allianoi merkez yerleşiminde Helenistik mimariye rastlanılmamıştır. Roma İmparatorluk Dönemi'nde (İ.S. II. yüzyıl) kült merkezinde, Anadolu'nun pek çok merkezinde ve Pergamon'daki Asklepieionda olduğu gibi büyük bir bayındırlık faaliyeti yaşanmıştır. Kült merkezinde mevcut binaların büyük bir kısmı bu döneme aittir. Ilıcanın yanı sıra, köprüler, caddeler, sokaklar, insulalar, geçiş yapısı, propylon, ve nympheum bu dönemde planlanır..." bilgisi veriliyor. Daha fazlası için siteye bakmak yeterli.

İsim benzerliği taşıyan ama üstteki hazin sürece uyan çizgi romana ulaşmak için ise "Çizgi Düşler - Özer Sahaf" yayınlarının dilimize kazandırdığı "Thorgal" çizgi romanını okumanız yeterli. Rosinski - Van hamme ikilisinin eseri olan Thorgal başta Fransa olmak üzere bir çok ülkede yok satıyor. Bizdeyse adını duyurma çabasında. Muhteşem fantastik, mitolojik, bilimkurgusal, tarihi bir alt yapıyı okura sunan seri hayata bir çok noktadan dokunuyor.

Alinoe... Eşi Airicia ile oğlu Jolan'ı yaşadıkları adada bırakarak anakaraya giden Thorgal olacaklardan habersizdir. Alinoe gelir ve... Gerisi dökülen yapraklar mevsiminin sarı, kahverengi tonları arasında meydana gelir. Yeşil saçlı Alinoe ana oğula kabus yaşatır.

19 Şubat 2011 Cumartesi

Zombie Kovboylar

1001 Roman Yayınlarının "Kara Dizi" çizgi roman serisinin ikinci kitabı olan "Billy The Kid - Ölmeyen Kin" içinde zombilerin cirit attığı bir western. Başka denemeler de olmuş mu bilemedim ama bir de sinema filmi buldum bu konuyu işleyen: "Undead or Alive"

Orjinal adı "Uccidero' Di Nuovo Billy the Kid" olan eserin yazarı Roberto Recchioni, çizenler Riccardo Burchielli, Christiano Cucina, Werther Del'edera, Roberto Roberto Recchioni. Olay örgüsüne ve hikayesine girmeden, okumayanlara açık ip uçları sunmadan şunu belirteyim bu çizgi romanda aşk, nefret, şiddet, kan ve vahşet var. Dahası Billy the Kid Zombi... :)

"Zombi Kovboylar" (Undead or Alive) filminin yönetmeni Glasgow Philips. Kendisini özellikle "South Park" çizgi filminden tanıyoruz. Başrolde Chris Kattan ile James Denton var. Bir de güzel hatunla bir ton zombie. Hani sinema diliyle bu tarz filmlere "b" mi "g" mi deniyor bilmiyorum ama benim düşüncem berbat olduğu. Bununla birlikte çizgi romanla paralelliği ve korku sinemasına eğlenceli bir gönderme yapıyor olması sebebiyle izlenebilir olduğu görüşündeyim.

Birini izleyip diğerini okumak ayrı bir keyif verebilir :)

14 Şubat 2011 Pazartesi

Aragones usta beni yine güldürdü

Önce MAD dergisinde rastlamıştım Sergio Aragones eserlerine. Sayfaların köşelerinden gülümsetirdi okuyanı ince mizahıyla. Hele aynı dergide çizdiği süper kahramanların komiklikleri unutulur gibi değildi. Sonra Alfa yayınlarının "GROO"suyla uzun metrajlı bir Conan taşlaması okuma şansı yakaladım. Bugün elime geçen bir cildinde tanıdık isimlerin mektuplarını görünce keyfim daha da arttı. cizgiroman.gen.tr'nin yöneticisi Çağdaş Koçyiğit, ilüstratör Ali Düzgün ve Hipnoz çizgi roman dergisi sahibi İlhan Yılmaz ya yazmış ya da bir şeyler çiziktirmişlerdi Aragones itkisiyle :)

Aşağıdaki karikatüre bayıldım. "Groo gemiye binerse gemi batar. Hatta bakışıyla bile batırır gemiyi" sözlerini haklı çıkaran karikatürde Groo gene batan bir gemiyle birlikte denizin dibini boylamış ama bu defa amele oturuşuyla Atlantis kralı Namor bakıyor ona şaşkın şaşkın. Hem de binlerce yıl öteden.

Çok yaşa usta ellerin dert görmesin.

29 Ocak 2009 Perşembe

Rita Moreno "Fever" Muppet Konukluğu (1976)

Muppet Show denince aklıma bir çok geliyor: Kermit, Pigi, kuklalar, huysuz yaşlı izleyiciler, konuklar... Ama Rita Moreno'nun katıldığı bölüm benim için öpözeldir. Sert, canlı, mücadeleci latin kökenli bir kadın ve kuklalar... Veeee muhteşem "Fever" şarkısı ve seslendirişi ve klibi. "Fever"i Nathalie Cole'la Ray Charles'dan keyifle dinledim. Elvis Presley her ritmiyle "sevişin" mesajı veriyordu söylerken, muazzamdı. Ama Rita Moreno ve Muppet ekibi... Aşağıda Moreno'yu şarkı söylerken, mimik yaparken, oynarken, şarkıyı bölüp konuşurken, şarkıya dönerken, duygu değişimleri içinde şarkıyı söylerken ve kızıpı tepki gösterirken görüyoruz. Oyunculuğumu bu klip etkilemedi dersem yalan olur billa :)

Daha Fazla Bilgi Arayan Muppeta Bağlanabilir Rita Moreno'lu Bölüm İçin

Animal & Rita Moreno : Fever

25 Ocak 2009 Pazar

ALASKA – SİHİRBAZ ve AİLESİ

Daha önce her sohbette ve yazımda (TUZLA) belirttiğim gibi Ken Parker Alaska gelmiş her sayısı üzerine tez yazılabilecek geçmiş en iyi çizgi romandır. Comics ekolü okumayı tercih ediyor olmakla birlikte çizgi roman sanatı denince aklıma comics değil, fumetti değil, frankofon değil, manga değil ekolü olmasına rağmen bağımsız bir yapıt olduğunu varsaydığım Alaska’yı hatırlıyorum.

Bu sıralar Italyan çizgi roman ekolünden Dampyr tutkunu olduysam da (ülkemizde yayınının durması halinde takip edebilmek için İtalyanca öğrenmeye hazırlanıyorum :) Alaska – Ken Parker vazgeçilmez bir eserdir benim için.

Geçen yıllarda sevgili eşim Arzu Suriçi Kireççi’nin de rol aldığı Cem Yılmaz imzalı “Hokkabaz” sinema filmi gösterime girmiş izlenme rekorları kırmıştı hatırlarsınız. “Alaska’yla ilişkisi nedir?” derseniz bir iki benzerliği dışında bir şeyi yok derim. Hani amaç “bu film buradan araklandı tarzı” bir magazin halt etmesi değil çağrışımları paylaşmak.

Tay Yayınları’nın Alaska adıyla bastığı Ken Parker serisinin 31. sayısının ismi “Sihirbaz ve Ailesi”. Geçenlerde yayını durdurulan JULİA adlı çizgi romanın da yazarı olan başarı örneği Giancarlo Berardi imzalı öykünün çizeri Trevisan.

Hemen benzerlikleri anlatayım: Bir sihirbaz var bir de eşini kaybedince daha huysuz olmuş bir yaşlı adam-kayınpederi… O kadar!

“Bir varmış bir yokmuş…. Eskiden masallar böyle başlardı… Orta Montana’da mart ayı sonunda, her tarafa ilkbahar mucizesinin hissedildiği o güzel günlerde geçen hikayemiz de böyle başlıyor… Bir varmış…” sözleriyle başlıyor bu öykü.

Belki de Alaska’yı büyük “S”li sanat yapıtı yapan bir çok zaman içerik olarak barındırdığı kapitalist sistem eleştirisi, insan doğasının sorgusu, uygarlık’ın yergisinden başka çizgi romanı yapısal olarak da farklı ele almasıdır.
Genel olarak çizgi roman demek bir kahramanın kahramanlık yaptığı ve her şeyi çözdüğü, başardığı bir kurgu demektir. Buna karşın kahramanımız Ken Parker bu hikayede olduğu gibi bir çok öyküde ya çok sonra görülür, ya kahramanlık yaparak kazanmaktan çok kaybeder ya da neredeyse hiçbir şey yapmaz.

Sihirbaz ve Ailesi” hikayesinin yukarıdaki masal anlatımlı girişi kahraman tarafından anlatılmaktaymış bunu taa en sonda öğreniyor okuyucu. Özetle durum şu:

Sihirbaz ve Ailesi sahneye de dönüşebilen at arabalarıyla bir kasabaya doğru yol almaktadır. Sevimli bir ailedir. Ken Parker’la tanışırlar. Daha sonra gösteri yapmak üzere girdikleri kasabada bir soygun olduğunu ve Ken Parker’ın suçlandığını öğrenirler. Sihirbaz olayı çocuklarının yardımıyla çözer ve son sayfalarda Ken Parker işe karışana kadar gerçek kahraman olur.

Kahraman bu sayıda ancak 15. sayfada ortaya çıkar ve onlara misafir olur, 19. sayfada yanlarından ayrılır. 24. sayfada kahraman kasabaya büyük tantanayla giren ve gösteri broşürü dağıtan aileyi otel penceresinden traş olurken izler. Sayfa 34’de şerif yardımcısı onu tutuklamaya kalkışır. Sayfa 42’de kaçma kovalamacanın sonunda yakalanır. 46. sayfada Sihirbaz ve oğluyla konuşur gizlice ve yardım alacağını öğrenir. 48. sayfada tek kare görünür. Sonra ara ara birkaç kare görünür. Finale yakın hapisten kaçar. Soyguncu ortaya çıkmıştır onu yakalar. Bu hikayeyi onun bir okulda çocuklara anlattığı görülür ve baştaki masal girişinin sebebi anlaşılır. Öğretmene kur yapar ve tavlar. Kahramanlık kuralına uyan tek şey “kızı kapması” olur.

Son derece keyifli bir western-dedektiflik öyküsü ve son derece keyifli bir ana kahramansız kahraman çizgi romanı “Sihirbaz ve Ailesi”. Bu arada unutmadan belirteyim hikayedeki yaşlı amca yaşına uygun dünya tatlısı bir teyzeyle evlenmeye karar veriyor ve ailesinden ayrılıyor Hokkabaz filminden farklı olarak.

Okumayanlara duyurulur: OKUYUNAlaska / Ken Parker okuyun! Sanat'la hayata bakın!

24 Ocak 2009 Cumartesi

Bana Yaşamayı Öğret - Audioslave

"Show Me How to Live" pek tanımadığım ve başka parçasını da bilmediğim Audioslave adlı rock grubun muhteşem bir şarkısı. Ama daha önemlisi şarkı için çekilen video klip!

Video klip 1971 yılına ait "Vanishing Point" adlı varoluşçu (existansialist) kült filmden esinlenilerek ve hatta bizzat o filmden bazı parçalar kullanılarak çekilmiş. Filmin başrollerinde Barry Newman, Cleavon Little ve Dean Jagger, yöneten Richard C. Sarafian.

Filmin öyküsü şudur ki bazen diyorum galiba doğrusu bu, doğru, dimdik, ayakta yaşamak bu:

Vietnam'da askerlik de yapmış, hayatı sorgulayan bir genç arabasına biner ve yola çıkar. Gıcık bir polis de onu durdurmaya çalışır. genç durmaz. Polisler onu durdurmak için binbir yol denerler. Bu arada flashbackler arasında hayatına ve şahit olduklarına dalan genci yol boyunca zenci bir radyo programcısı da destekler. Bütün ülke bu kovalamacayı dinler canlı olarak.

Sonunda arabanın yoluna bir dozer koyarlar. Herkes duracağından emin. Genç durmaz ve o engele bindirir... Biter... Durmaz...!


İşte şarkı, işte klip, işte sözleri:





Audioslave - Show Me How To Live (Official Music Video) - The funniest videos are a click away

In with the early dawn
Moving right along
I couldn�t buy an eye of sleep
And in the aching night
Under satellite
I was not recieved
With the stolen parts
A telephone in my heart
Someone get me a priest
To put my mind to bed
This ringing in my head
Is this a cure is or is this a disease

Hey hey I said
Near as I can figure
You gave me life now
Show me how to live
Hey hey I said
Near as I can figure
You gave me life now
Show me how to live

In the afterbirth
On the quiet earth
Let this things remind me
You thought you made amend
You better think again
Before my row defines you

Hey hey I said
Near as I an figure
You gave me life now show me how to live
Hey hey I said
Near as I can figure
You gave me life now
Show me how to live

And in your waiting hands
I will land
And roll out of my skin
And in your final hours I will stand
Ready to begin
Ready to begin
Ready to begin
Ready to begin

Hey hey I said
Near as I can figure
You gave me life now
Show me how to live
Hey hey I said
Near as I can figure
You gave me life now
Show me how to live
Show me how to live
Show me how to live
Show me how to live
Show me how to live